|
Sevgili öğrenciler;
Unutmayınız ki anneniz, babanız ya “da öğretmeniniz için ders
çalışmıyorsunuz. Çalışmanın yararını ya da çalışmamanın zararını
kendiniz göreceksiniz. Gelecek sizin geleceğinizdir.
REHBERLİK
Günümüzde
gençlerin eğitimi süresinde onları bilgili kılmanın, düşünsel
güçlerini geliştirmenin gerekli fakat yeterli olmadığı sonucuna
varılmıştır.Çünkü insanın kişiliği karmaşık duygusal ve
toplumsal özelliklere sahiptir. Bu özellikler ise bireyin
başarısını ve günlük davranışlarını büyük ölçüde etkilemektedir.
Bu nedenle öğrencinin akademik eğitimi kadar, sağlam ve dengeli
bir kişilik kazanmasına da önem verilmelidir. Ayrıca toplumsal
kalkınmada en önemli etken olan insan gücünün kayba uğramadan en
üst düzeye ulaşabilmesi için eğitimin önemi daha da artmaktadır.
Bunun için tek başına öğretim yetersizdir. Öğrencilerin etkin ve
verimli bireyler olmalarında rehberlik hizmetlerinin katkısı çok
önemlidir. Çağdaş eğitimde öğretim, yönetim ve rehberlik
hizmetleri tüm eğitim çalışmalarının birbirinden ayrılmaz üç
önemli alanıdır. Bunlardan rehberlik; Bireyi tanımak, onu
kendisine tanıtmak, sağlıklı kişilik gelişimi ve toplumsal
çevresine uyum sağlamasına yardım etmektir. Böylece rehberlik
eğitim çalışmalarını bugüne değin ihmal edilmiş olan bir yönünü
tamamlayıcı çalışmalar olup, öğretim çalışmalarının boş
bıraktığı yeri doldurarak, öğrencilere daha dengeli ve verimli
eğitim sağlama çalışmasıdır.
REHBERLİK
NEDİR?
*Rehberlik
bireye kendini anlaması, çevredeki olanakları tanıması ve doğru
kararlar vererek özünü gerçekleştiren bir kişi olarak
gelişebilmesi için yapılan sistematik ve profesyonel bir yardım
sürecidir.
*Her
öğrencinin kendi özelliklerini, gizil güçlerini ilgi ve
gereksinmelerin daha iyi anlamasına okulda ve çevrede eğitim
olanaklarından en iyi şekilde yararlanmasına ortam
hazırlamaktır.Bu amacın gerçekleştirilmesi öğrenciyi merkez alan
eğitim sistemini öngörmektedir. Bunun için okullardaki eğitim
programları öğrencilerin bireysel gereksinmelerini karşılayacak
şekilde düzenlenmelidir.
*Rehberlik
bireyin topluma uyum sağlamasına kendisi ve toplum için yaralı
bir yaşam sürmesine yardım edici sürekli bir oluşumdur.Rehberlik
eğitim uygulamalarında öğrencinin uyumsuzluğunun,
devamsızlığının, başarısızlığının ve gelişimini engelleyen buna
benzer durumların nedenlerini bulmak ve gidermeye çalışmaktır.
REHBERLİK NE
DEĞİLDİR?
*Rehberlik
öğrencilere doğrudan doğruya yapılan bir yardım değildir.
*Rehberlik
öğrencileri aşırı derecede koruma ve onları her sıkıntıdan
kurtarma da değildir.
*Ayrıca
öğrenciye öneri sunmak, akıl öğretmek, bireyi doğru olduğu
varsayılan bir hareket tarzını benimsemeye ve uygulamaya
zorlamak ta değildir
REHBERLİĞİN
DAYANDIĞI İLKELER
1- Her
birey seçme özgürlüğüne sahiptir.
2- İnsan
saygıya değer bir varlıktır.
3- Bu
hizmetten yararlanmak isteğe bağlıdır.
4-
Rehberlik hizmetleri yaşam boyu yararlanılabilecek hizmetlerdir.
5-
Rehberlik ve Psikolojik Danışma hizmetlerinde gizlilik esastır.
6- Tüm
öğrencilere açık bir hizmettir.
7-
Rehberlik ve Psikolojik Danışma hizmetleri ilgililerin
işbirliğiyle yürütülür.
8-
Rehberlik ve Psikolojik Danışma hizmetlerinde bireysel
farklılıklara saygı esastır.
9-
Rehberlik ve Psikolojik Danışma hizmetleri bireye ve topluma
karşı sorumludur. Bu ilkeler doğrultusunda; rehberliğin bireyde
gerçekleştirmeye çalıştığı amaçlar şunlardır.
1-Bireyin
kendini tanıması,
2-Çevrede
kendisine açık olan olanakları öğrenmesi,
3-Gizil
güçlerini ( yeteneklerini ) geliştirmesi,
4-Çevresine
uyum sağlaması.
YILDIZELİ
ÇOK PROGRAMLI LİSESİ
REHBERLİK
SERVİSİ OLARAK AMACIMIZ:
· Bireysel
farklılıklarını dikkate alarak öğrencilerin kendilerini
gerçekleştirmelerine destek olmak,
· Eğitim
sürecinden yetenek ve özelliklerine göre en üst düzeyde
yararlanmalarını sağlamak,
· Bireysel
özelliklerini değerlendirip farkındalık düzeylerini
geliştirmelerine yardımcı olmak,
·Etkili
öğrenme ve çalışma becerileri ile motivasyonlarının
artırılmasını sağlamak,
·Üst öğrenim,
meslek alanları ve mesleğe yönelmede, meslekler ve gerektirdiği
özellikler ile meslek ve çalışma yaşamı konusunda bilinçlendirme
çalışmalarını gerçekleştirmek,
· Amaç
belirleme, sorun çözme, karar verme, tercih yapma, sorumluluk
alma gibi yaşam becerilerinde yeterlilik ve kendine güven
kazanmaları konularında destek olmak,
·İnsanlarla
sağlıklı ilişkiler kurabilmek için gerekli becerileri
kazanmalarına ve yaşama karşı olumlu bir tutum geliştirmelerini
sağlamak,
·Toplum
hayatına uyum sağlayabilme ve katkıda bulunma için gerekli
sorumluluğu kazandırabilmek,
· Bilimsel
anlayışa, yaratıcılığa, hoşgörüye, sevgiye, demokratik tutum ve
davranışa sahip, insan haklarına saygılı, çevresi ile uyumlu
bireyler olarak yetişmelerine yardımcı olmaktır.
ÇOCUK
YAŞADIĞINI ÖĞRENİR
Eğer bir çocuk
sürekli eleştiriliyorsa,
Kınama ve
ayıplamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk
kin ortamında büyüyorsa,
Kavga etmeyi
öğrenir.
Eğer bir çocuk
alay edilip aşağılanıyorsa,
Sıkılıp
utanmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk
devamlı utanç duygusuyla eğitiliyorsa,
Kendini
suçlamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk
hoşgörü ile yetiştiriliyorsa,
Sabırlı olmayı
öğrenir.
Eğer bir çocuk
desteklenip yüreklendiriliyorsa,
Kendine güven
duymayı öğrenir.
Eğer bir çocuk
övülüyor ve beğeniliyorsa,
Takdir etmeyi
öğrenir.
VERİMLİ DERS
ÇALIŞMA
"Gideceğiniz
Yeri Bilmiyorsanız, Vardığınız Yerin Önemi Yoktur" P. Drucker
Okuldaki başarı
ya da başarısızlık öğrencinin tüm kişiliğinin bir
değerlendirilmesi değildir, sadece belirli bir zaman aralığında
öğrenmiş olduğu bilgilerin bir sonucu ya da ürünü
niteliğindedir. Öğrencilerin okul başarılarının düşük olmasının
önemli nedenlerinden birisi de verimli ders çalışma yollarını
bilmemeleri ya da bu konuda yanlış alışkanlıklara sahip
olmalarıdır. Verimli çalışma alışkanlığı, erken yaşlarda
kazanılan ve bireyin tüm yaşamdaki başarısını etkileyen bir
süreçtir.
"Hiç kuşkusuz
başarılı olabilmek için öncelikle başarıyı istemek gerekir,
nedeniniz yoksa hedefiniz de yoktur."
Zamanı
Planlamak:
Etkili
öğrenmenin ön koşulu, öncelikle bireyin zamanını planlayabilmeyi
öğrenmesidir. Birçok öğrenci, zamanını planlayamadığı için
akademik başarısızlık yaşar. Yanlış çalışma alışkanlıkları ve
zamanı planlayamama öğrenme güçlüğüne, başarısız olma kaygısına
ve güdülenme düzeyinin düşmesine neden olabilir. Oysa öğrenciler
bilgi eksiklerini belirleme, çalışma alışkanlıklarını keşfetme
ve zamanı planlama becerilerini kullanarak akademik güçlüklerin
üstesinden gelebildiklerini gördükçe, yeterlilik ve kendine
güven duyguları da artmaktadır. Öğrenmenin temelinde yer alan
verimli ders çalışma alışkanlıklarının kazanılmasıyla
öğrencilerin okulla ilgili olumlu tutumlar geliştirdikleri
görülmektedir. Öğrencinin çeşitli gelişim düzeylerinde
kendisinden beklenen görevleri başarıyla gerçekleştirebilmesi
için, ders çalışmayla ilgili becerilere de gereksinimi vardır.
Öğrenme Nedir?
Öğrenme beyinde
meydana gelen biyokimyasal bir olaydır ve bazı ön şartları
vardır. Bu ön şartlar uyanıklık, motivasyon (istek), dikkat,
aktif katılım ve geri bildirimdir. Ders çalışırken öğrenmenin ön
şartlarını gerçekleştirdiğiniz ölçüde başarılı olursunuz.
Öğrenciler arasındaki bazı çalışma davranışları öğrenmenin ön
şartları ile uyuşmaz. Bu nedenle bazı öğrenciler öğrenmeye
ayırdığı zaman ölçüsünde başarılı olamamakta, eğitim ve öğretim
hayatından kopmakta ve akademik başarısızlığa
sürüklenmektedirler. Bu nedenle hatalı gidişin farkına varmak ve
hayatımızda varolan yanlış koşulların yerine, işimize yarayan
yeni koşullar getirmemiz gerekmektedir.
Bellek (
Hafıza) Nasıl Çalışır?
Hafızayı
devamlı dolup boşalan bir otobüs terminaline benzetebiliriz.
Nasıl ki terminale otobüsler bir taraftan dolup bir taraftan
boşalıyorsa, bilgiler de hafızamıza bir taraftan dolarken bir
taraftan da boşalır. Özellikle de bizim işimize yaramayan,
gereksiz olduğu kanısında olduğumuz, üzerinde durarak tekrar
etmediğimiz bilgiler daha çabuk unutulmaktadır.
Bu gerçekten
hareketle unutmayı önleyebilmek için bol tekrar gerekli
görünmektedir.
Nasıl
öğreniriz? Nasıl hatırlarız?
% 1 tad alarak
% 1,5
dokunarak,
% 3,5
koklayarak,
% 11 işiterek,
% 83 görerek
öğreniriz.Okuduklarımızın % 10’unu
İşittiklerimizin % 20’sini
Gördüklerimizin
% 30’unu
Görüp+işittiklerimizin % 50’sini
Görüp+işittiklerimizin+söylediklerimizin %80’ini
Görüp+işittiklerimizin+söylediklerimizin+yaptıklarımızın %90’ını
hatırlarız.
Çalışma Ortamı
Nasıl Olmalıdır?
·Çalışma
ortamı mümkün olduğunca sade ve düzenli olmalıdır.
· Çalışma
ortamının kişinin fiziksel olarak rahat edebileceği (yeterli
ısı, ışığa sahip) bir ortam olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca
çalışma ortamında dikkati dağıtacak poster, ses ve diğer
uyarıcıların mümkün olduğunca az olması verimliliği
artıracaktır.
·Çalışma
ortamında çoğu zaman ihtiyaç olabilecek materyaller (yardımcı
ders kitapları, sözlük, atlas, ansiklopedi gibi yardımcı
kaynaklar, cetvel, pergel gibi ders gereçleri) bulunması yarar
sağlar.
·Çalışmalardan
yeterince verim alabilmek için dengeli ve düzenli beslenmeli,
özellikle sabah kahvaltıları düzenli ve yeterli kalori alınacak
şekilde yapılmalıdır.
·Uyku düzenine
dikkat edilmeli ve günlük ortalama 8 saat uyunmalıdır.
Programınız
Nasıl Olmalıdır?
Yapacağınız
program, zamanı en ekonomik biçimde kullanmanızı sağlayacaktır.
Bu program, ne zaman çalışacağınızı, ne zaman dinleneceğinizi,
ne zaman kitap okuyacağınızı, ne zaman eğleneceğinizi size
söyleyecektir.
Programınız;
·
Uygulanabilir olmalıdır.
· Gerektiğinde
değişiklik yapılabilmesi için esnek olmalıdır
· Yazılı
olmalıdır. Sürekli görülebilecek bir yere asılmalı ve programa
ne kadar uyulabildiği kontrol edilmelidir.
· Çalışma
sürelerinin uzunluğunu derslere göre ve kendi çalışma stilinize
göre düzenlenmelidir.
· Çalışmalar
genellikle günün aynı saatlerine getirilmelidir.
Böyle bir
programınız yoksa eğlenmeye, gezmeye ve dinlenmeye - istemeseniz
bile - çok zaman ayırdığınızı göreceksiniz. Bu nedenle kendinize
en uygun programı büyüklerinize de danışarak hazırlamanız
gerekir.
İyi Bir
Programın İncelikleri Nelerdir?
· Herkesin
kendine göre verimli çalışabileceği zamanları vardır. Önce bu
zamanların belirlenmesi gerekir. Akşam üzeri çalışmak için en
uygun zaman 16:00-19:00 arasıdır.
·Günde kaç
saat çalışılması gerektiği öğrencinin kapasitesine, temel
bilgisine, derslerindeki eksikliğine göre değişir. Günlük
çalışma süresi olarak 1-3 saat verilebilir.
· Derslerden
iyi verim alabilmek için çalışma zamanları iyi düzenlenmelidir.
Uzun süreli çalışmalarda ilgi ve dikkat azalır. Bu nedenle
çalışmaların sonlarına küçük dinlenme aralıkları koymak yararlı
olacaktır. Mola uzun, çalışma süresi kısa olursa öğrenilen
konuların unutulması ve sonraki öğrenileceklerle
ilişkilendirilmesi sorunu yaşanır.
· Özellikle de
bütünlük gösteren konuların çalışılmasında buna çok dikkat
edilmelidir. Ancak mola verilmeden yoğun çalışmanın da sağlıklı
bir çalışma olmadığı bilinmelidir.
Sizin için
zor dersleri çalışabileceğiniz en verimli zamana yerleştirin.
· İki sayısal
ders arasına bir sözel, veya iki sözel ders arasına bir sayısal
ders koymanız yararlı olacaktır.
· Her gün, o
güne ait ders tekrarı mutlaka ama mutlaka yapılmalıdır. Tekrar,
kısa bir zaman aralığına sığmalı ve küçük notlar alınarak yani
yazılarak, çizilerek yapılmalıdır.
·Programda
mutlaka gezme, görme, sinema, tiyatro, spor veya çeşitli
aktivitelere yer verilmelidir. Yaşam sadece derslerden ibaret
değildir.
· Özellikle
bağıntılı, ön koşullu dersleri çalışılırken bilinmesi gereken
temel konular öğrenilemeden yapılan çalışmaların verimli sonuç
vermeyeceği unutulmamalıdır. Bu temelsiz bina kurmaya kalkmak
demektir.
· En önemli
ancak göz ardı edilen etkenlerden biri de hızlı ve doğru okuma
alışkanlığı edinmektir. Bu alışkanlığın tekniğini öğreten
kitaplar, kurumlar bulunmaktadır. Ayrıca size kalan zamanlarda
çeşitli türden kitaplar okumak hem bu yönünüzü hem de algılama
ve yorumlama gücünüzü geliştirecektir.
Öğrenme istek
ve arzusunu taşımayan, ve öğrenmenin gerekliliğine inanmayan
hiçbir öğrenciye hiçbir ders aracı, hiçbir öğretmen yardımcı
olamaz. Arzu ve istek olmadığı zaman ilgi ve dikkat kolayca
dağılır. Bu da başarıyı etkileyen en önemli engeldir.
Ancak, bazı
öğrenciler yeterince istekli olmalarına, gayret göstermelerine
karşın beklenilen başarıyı gösterememektedirler. Bu durum, çok
büyük bir ölçüde çalışma yöntemini bilememekten
kaynaklanmaktadır. Verimli ders çalışma yollarını öğrenen
ortalama bir öğrenci, zamanını ve enerjisini en verimli bir
şekilde kullanarak başarılı olabilecektir. |